Üye Menüsü

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Meteo

 İstanbul
 16°C

İstatistikler

Bugün220
Dün250
Tüm Hafta1227
Aylık4817
Toplam85917
powered_by.png, 1 kB

Anasayfa
Dogan sehirliler dernegi
AŞK VE SEVGİ (İLHAN ÜRKMEZ)
Yazar atilla   
Perşembe, 20 Kasım 2008

Aşk ve Sevgi;

 

 

Kıymetini Bilene Mutluluk Getirir

 

 

 

 Image   “Konu sevgi olunca bilinmeli ki; insan söylediği kadar değil, hissettiği kadar sever. Gerçek aşk ise sevginin sözünü edenlerle hissederek yaşayanlar arasında ki farkın içinde gizlidir.Aşk ve Sevgi; ancak kıymetini bilene mutluluk getirir.Çünkü; aşk ve mutluluk, insanın elde ettiğiyle ve sahip oldukları hakkında ne söylediğiyle ilgili değildir; insanın neler hissettiğiyle ilgilidir.İşte bu sebepten dolayıdır ki; bir çocuk çamurların arasında yaşadıklarından ve hissettiklerinden dolayı mutluyken, bir kral tahtında sahip olduklarından dolayı mutsuz olabilir.” 

 Image

Eski Yunanlılar sevgiyi üç kategoriye ayırmışlardır;     Eros, Filia ve Charis. 

Eros, insanın kendisine olan sevgisidir.İnsanların çoğu, kendileriyle ilgili hisettikleri duyguların ötesine geçemezler.Kendine yönelik sevgi ve saygısı düşük kişiler, başarıdan uzakta mutsuzluğa her zaman daha yakın dururlar.

Çünkü; kendisini sevmeyen, kendisine saygı duymayan ve kendisini tanımayan kişi kendinde olmayan sevgiyi, saygıyı ve değeri başkalarına da veremez. 

Sevginin ikinci türüne “Filia” denilir ve insanın dışındaki kişilere duyduğu sevgiyi ifade eder.Eros`u tam olan kişi Filia aşamasına yükselir.Kendinde olanı başkalarına vermeye başlar

.Bu tür bir sevgi, sağlıklı ve mutlu bir insanın göstergesidir. Eski Yunanlılara göre sevginin en gelişmiş hali “Charis”tir.

Charis, tüm insanlığı sevmeye yöneliktir ve içinde tam ve eksiksiz Eros ve Filia vardır. Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yasayanlar arasında ne fark vardır?” “Bakın göstereyim” demiş ermiş.


Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış.Hepsi oturmuşlar yerlerine.Derken tabaklar içinde
sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.

Ermiş “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. ”Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne?  Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine “Şimdi...” demiş ermiş.
 “Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.” Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıltılı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyurun” deyince her biri uzun boylu kaşıklarını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını.Böylece her biri diğerlerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
“İste” demiş ermiş.

Image

”Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymamış düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa
o da kardeşi tarafından doyurulacaktır.Şüphesiz bunu da unutmayın.Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman...“
 

Çorba içmek güzeldir.

Soğuk bir kış günü sıcak bir kase çorbaya kaşığı daldırarak içmenin zevki başkadır.

Fakat, kasedeki çorba ile o kaseye daldırılan kaşık arasında bir ilişki vardır.Kaşık, kase de var olan çorbayı içine alır.Yani, çorbaya ne doğrarsan, içine ne atarsan kaşığınıza da çıkacak odur. Hayatınızdaki diğer insanları ne kadar çok seveceğiniz, kendinizi ne kadar çok sevmenize ve kendinize ne kadar çok değer verdiğinize bağlıdır. İnsanın kendisini sevmesi, kendisine saygı duyması, kendisini tanıması  ve kendi değerini bilmesi, sağlıklı bir kişiliğin temelidir. Kişiliğin merkezinde sevgi vardır.Yeterli sevgi almamış ve sevgi eksikliği içinde büyümüş insanlar hem kişilik sorunu yaşarlar hem de hayatlarında sağlıklı karar verecek olgunluktan uzakta yanlış karar vermeye daha yatkın dururlar.Kişiliğin olgunluk seviyesi, psikolojik ve ruhsal olarak, insanın aile içinde aldığı ve gelişirken beslendiği sevginin miktarı ve kalitesi ile şekillenir. Sevgi duygusu, insanın verdiği her kararı, yaptığı her şeyi ve her seçimi olumlu yada olumsuz etkiler. İnsanın, kendi düşüncesinde sevgiye ne kadar yer ayırdığı, o kişinin kendisine olan saygısının derecesini belirler. 

Bir ilişkiden aldığınız sevgi, huzur ve mutluluk, o ilişkiye ne kattığınızla doğru orantılıdır.

Bu durum; özellikle evli çiftlerin ilişkilerinde daha çok önemlidir.

Çünkü; hem erkek hemde kadın birbirlerini çoğaltmak, zenginleştirmek ve eksik olan taraflarını tamamlamak ihtiyacı duyarlar.İlişki de eşlerin birbirlerinden  beklentileri karşılanmaz  ve eksik yanlar giderilmeyerek tamamlanmaz ise o evlilikteki ilişki sağlıklı bir ilişki olmaktan çıkar, tarafları her geçen an, her durumda ve her koşulda zayıflatan sağlıksız bir ilişki olur. Hiç bir zaman unutulmamalı ve her zaman hatırlanmalı ki; aşk iki kişiliktir.

Aşk`ta önemli olan ise önemli olana hak ettiği önemi hayatı çok sevdiğiniz bir şarkı tadında yaşayarak koşulsuz, karşılıksız, yaşayarak ve yaşatarak vermektir.İşte bu sebeple; gerçek aşk sevginin sözünü edenlerin dilinde değil, hissederek yaşayanların kalplerinin derinliklerinde gizlidir. Aşkı yaşayan ve mutluluğu tadan her insan çok iyi bilir ki;  her üzüntü kendi kendini giderir, ama mutluluğun tam zevkini çıkarmak için onu paylaşacağınız birisi olması gerekir. Çünkü; aşk, sevgi ve mutluluk, insanın elde ettiğiyle ve sahip oldukları hakkında ne söylediğiyle ilgili değildir; insanın neler hissettiğiyle ilgilidir.

İşte bu sebeple; aşk ve sevgi her zaman kendini besleyeni besler, kendine cesaret verene cesaret verir ve kıymetini bilene mutluluk getirir.          
Bu haber için yorum yazılmamış
Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Kasım 2008 )
 
HEMŞERİLERİMİZİ TANIYALIM
Yazar atilla   
Çarşamba, 19 Kasım 2008

Prof. Dr. MUSTAFA KILIÇ

Image


18.09.1949 tarihinde Malatya-Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü beldesinde doğdu. İlköğrenimini doğduğu yerde lise öğrenimini ise İstanbul’da tamamladı. 1971-1972 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nin “Eğitimde Psikolojik Hizmetler” Bölümünden Lisans (1974-1975) ve Yüksek Lisans (Bilim Uzmanlığı, 1977-1978) Programlarını bitirdi. Bu yıllarda Hacettepe Üniversitesi bünyesinde on altı (16) yıla yakın bir süre çeşitli görevlerde bulundu. 1978-1980 tarihleri arasında ise; vatani görevini "Pedagog" Piyade Teğmen olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Yüksek Okulu’nda görevli iken, 1986-1987 Öğretim yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” alanında Doktora eğitimini tamamladı.10.12.1987 tarihinde İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bilim Dalında “Yardımcı Doçent” olarak göreve başladı. 21.10.1994 tarihinde “Doçent” oldu.



İnönü Üniversitesi’nde görev aldığı günden itibaren çeşitli idari görevler üstlenmiştir.



Bu görevler sırasıyla; PDR Anabilim Dalı Başkanlığı (devam ediyor), Güzel Sanatlar Bölümü Başkanlığı, Genel Sekreter Vekilliği, Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyeliği (devam ediyor), Eğitim Fakültesi Fakülte Kurulu (devam ediyor) ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Fakülte Temsilcisi olarak Senato Üyeliği ve Dekan Yardımcılığı ayrıca, Üniversite Döner Sermaye İşletmesi Satın Alma Komisyonu Başkanlığı (devam ediyor) dır.Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında Lisans ve Lisans Üstü düzeyde dersler vermekte ve biten ya da devam etmekte olan tezler yönetmektedir. Halen, alanı ile ilgili olarak yayınlanmış veya yayını kabul edilmiş olan “ Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bibliyografyası (1949 – 1988 ) adlı bir kitabı ; biri “ Fizyolojik Psikolojiye Giriş “ biri de “ Gelişim Psikolojisi ( Çocukluk-Erinlik-Ergenlik) “ olmak üzere iki ders notu; büyük çoğunluğu üniversite öğrencilerinin sorunlarına yönelik olmak üzere on yedi araştırması; yapılan araştırmaların kongre ya da sempozyumlarda sunulan on dört tebliği (bildirisi) ve beş makalesi bulunmaktadır. Pegem A Yayıncılık yayınları arasında yer alan Gelişim ve Öğrenme adlı kitap da “Öğrenmenin Doğası” bölümünün yazarıdır. Ayrıca devam etmekte olan iki araştırması daha vardır.


Yukarıdaki akademik çalışmalarından ayrı olarak çeşitli kurum ve kuruluşlarda (TRT, Milli Eğitim, v.b gibi.) mesleği ile ilgili olarak mahalli ya da ulusal olmak üzere çok sayıda konferans, panel ya da Sempozyumda konuşmacı veya katılımcı olarak çeşitli faaliyetleri de bulunmaktadır.



29 Aralık 1999 tarihinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında Profesörlüğe Yükseltilerek 30.12.1999 tarihinde ise aynı ana bilim dalında Prof. Kadrosuna Sürekli ataması yapıldı ve anılan tarihte görevine başladı. 

7 Ağustos 2000 tarihi itibariyle İnönü Üniversitesi Rektör yardımcılığı ve Eğitim (7 Ağustos - 25 Kasım) İlahiyat ( Şubat- Eylül 2002) ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri Dekan vekilliği (11.09.2002 ile 03.07.2003) ve ÖSYM Malatya ili İl Sınav Merkezi Yöneticiliği ile Anadolu Üniversitesi AÖF İl Koordinatörlüğü (Görevi devam ediyor) ve AÖF Akademik Danışmanlık görevlerine de getirildi. Halen,Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Kurul Üyesidir.

Ülkemiz Üniversitelerinin ( Fakülte ya da Enstitüleri’nce) hakemli olarak yayınlanmakta oldukları bazı dergiler ile Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin Üyesi olup, evli ve iki çocuk babasıdır

Bu haber için yorum yazılmamış
Son Güncelleme ( Çarşamba, 19 Kasım 2008 )
 
GEÇMİŞ OLSUN
Yazar atilla   
Salı, 18 Kasım 2008

 DURAK AİLESİNE GEÇMİŞ OLSUN

  İlçemizin yetiştirdiği Bilim adamlarından Prof.Dr. İlker DURAK hocamızın eşi Hatice DURAK  ciddi bir ameliyat geçirmiş olup sağlık durumunun iyi olduğunu ve evinde istiharat ettiğini ögrenmiş bulunmaktayız.

 Bizde Doğanşehirliler Derneği olarak başta DURAK ailesi olmak üzere İLKER DURAK hocamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.

Herkesin dar gününde yardımına koşan ,güler yüzlü yardımsever Hatice hanımın biran önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz.

 

EV TELEFONU:         0312 215 90 46                                  

 

                                                                       

                                                                                       HABER :   İsmail Nadir BİLGİLİ

           

Bu habere 13 yorum yazılmış
Son Güncelleme ( Salı, 18 Kasım 2008 )
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 330


© 2008 DOĞANŞEHİRLİLER DERNEĞİ
Web Tasarım: HITAJANS INTERACTIVEWeb Hosting: HIT Hızlı İnternet Teknolojileri